Merhaba Verlag und Werbeagentur
Ana Sayfa Hakkımızda 2021 Sayıları
Reklam İletişim Künye
Güney Almanya'nın en büyük Türkçe gazetesi
Sayy: 604 - 31.03. - 29.04.2021 Son sayı için tıklayın
Nerede
  Ana Sayfa
  Hakkımızda
  2021 Sayıları
  Fiyat Listesi
  Reklam
     Başvurusu
  Baskı Tarihleri
  İletişim / Kontak
  Arşiv [Sayfalar]
  Arşiv Haberler
 
 
nerede 2020/21
 
 
Spor 2020/21
 
 
Saglik 2019/20
 
 
Tatil 2020/21
 
 


Dein PLZ:

 
Merhaba'dan Haberler

Devrimin Emektarı ve Değeri Olmak

Dursun ÇAKTI’ya atfen…

 
Resim galerisi için tıklayın
Sınıf mücadelesi içerisinde yitirdiklerimizi anlatabilmek önemlidir. Deneyimlerini, hayat ve mücadele birikimlerini, değerleri sahiplenme, zor ve fırtınalı süreçlerdeki duruşları, alçak gönüllü oluşları, mütevazi kişilikleri, kitle inisiyatifleri gibi bir çok konuda öğrenmenin temelini yazarak anlatmaktan geçer. Amaç kişileri yüceltmek ya da olduğundan fazla göstermek olmamalıdır.

İşte Dursun Kirveyi anlatmak da tam da bu mütevazi değerlerin karşılığına denk gelmektedir. 68 kuşağının etkileriyle devrimci mücadele ile tanışan bir neslin emektarlarını yavaş yavaş uğurlamaya başlıyoruz. Bu kuşağın çok değerli katkılarını, öğretilerini ve mücadele felsefelerini beraberinde götürmeleri haksızlık olur. Bu anlamıyla yaşamları içerisinde elde ettikleri bu birikim ve değer onlar adına devir alacak yoldaşları ve siper yoldaşları devam ettirmekle mükelleftir. Siyasi görüşlerimiz farklılık içerse de ayrı siyasetlerde yer almış olsak da bu gerçekliliği yok sayma inkarcılığına düşemeyiz.

Türkiye sınıf mücadelesi, dilden nesle aktaracağı çok büyük deney ve birikimlere sahip nice değerli emektarı çevresinde barındırmaktadır. Şu veya bu şekilde örgütlü mücadelenin sürdürücüsü olamamış, yürüttüğü sorumlulukları kaldıramamış, yorgun düşmüş, ancak kirlenmeden, karşı devrime tavizsiz yanaşmış hala devrimci mücadelenin çevresinde yer alarak katkı sunan ve devrimci değerlere zeval getirmeyen emektarların hem yaşarken hem de uğurlanıp gittiklerinde hak ettikleri değeri görmeleri, devrimci bir yaklaşımı ve sorumluluğu gerektirmektedir. Kullanılan üslup, yaklaşım ve söylem devrimci hareketler ve temsilcileri açısından, daha da önemlisi toplum karşısındaki sorumluluğu hatırlatır. Emek saflarında yer alışındaki duruş, emektara verilecek değerle karşılık bulur.

Dursun Kirveyi işte bu çerçeve içerisinde ele alarak değer biçiyoruz. Dursun Kirveyi sıradan bir yaşamın son bulan parçası olarak görmüyoruz. Duruşuyla, devrimcilerin ve partisinin dostu, emekçisi, savunucusu kısacası birikimi ve olaylara felsefi yaklaşımındaki samimiyet ile devrimin dostu ve emekçisi olarak ele alıyoruz. 68 ve 70 kuşağın o özlenen devrimci özelliklerini yaşamış ve aynı zamanda günümüze taşımış emektar yoldaşlarımızdan biriydi. KAYPAKKAYA yoldaşın ve siyasi çizgisindeki halk kavramını ve önemini devrimdeki rolünü iyi kavrayan biriydi. Bu siyasi çizgisi halkın devrimdeki rolü, çelişkileri, hata ve zaaflara yaklaşımını derinden kavramasında yatıyordu. Parti çizgisindeki ısrarlı duruşu 45 yıllık KAYPAKKAYA çizgisindeki duyarlılığı çok şey ifade ediyordu. Politikadaki fırtınalı ve durağanlık dönemi dahil kesintisiz bir şekilde yarım asrı bulan kitle derneklerindeki emeği ve üyeliği, örgütlü insan ve mücadelesi açısından onunla ilgili önemli bir veri sunmaktadır.

Henüz on sekizinde, gençliğinin baharında Almanya’ya gelmesine rağmen, birkaç yıl içerisinde siyasetle tanışması, gençliğinin baharında tıpkı 68 gençlik önder ve militanlarının, o genç ama politik donanımı ve devrim sevdalısı heyecanını kapmış örnek bir gelişim göstermiştir. KAYPAKKAYA düşüncesi ile tanışıklığından da yaşamının son nefesine kadar taşıyabilmiştir. Tüm ayrılık ve kopuşlara tavır alarak savunduğu partisinin yanında kalabilmiş nadide kişiliklerden biridir. Savunduğu KAYPAKKAYA çizgisinde uyanık ve aynı zamanda tutuculuğu ret eden yaklaşımı önemliydi. Kısacası kitle ilişkisi kitle dernekleri açısından önemle izlenmesi gereken bir özelliğidir.

Doğal önderlik kavramı, insanların acı ve güzel günlerinde yanında olma duyarlılığı, toplum içerisindeki sevgi ve saygınlığı ile kabul görmüştü. Bu kabulleniş onun siyasetteki birikimi ile bütünleşince ortaya bu ‘Doğal önderlik’ gerçeği çıkıyordu. Dost ve düşman kavramını ve ayrımını yerinde ortaya koyabilme siyasi farklılığını gösteriyordu. Halk kavramı ve bu statüde olan kesimler için ve de kitle derneklerinin misyonu noktasında bugünkü gelişimimize önemli katkıları olmuştur.

Yaşadığı süreçte de bir partinin emektarlarına nasıl yaklaşması gerektiği üzerinde defalarca sohbet konuları açılmış ve her seferinde sekter, ben bilirim, ben merkezci yaklaşımları eleştirmiştir. Kısacası Dursun ÇAKTI Yoldaşımız altmış yedi yıllık yaşamı içerisine sığdırdığı kırk beş yıllık KAYPAKKAYA çizgisinin sahiplenilmesi ve yaşatılması gereken önemli bir emek savunucusuydu. Bu emek, söylem düzeyinde değil, bizzat yaşamın pratik sonuçlarıyla kanıtlanmıştı. Yarım asırlık bir mücadele içerisinde son bulan bir yaşama, kitlelerin sahip çıkışı ve sahiplenişindeki içtenlik, devrimci kadro ve faaliyet açısından titizlikle ele alınması gereken önemli bir noktadır. Pandemi koşullarına rağmen üç gün içerisinde binleri bulan sahiplenme ve mezar anmasındaki yüzlerce katılım ve tüm siyasi ve demokratik kurumların sahiplenmedeki pratik yaklaşımı önemli bir veridir. Kitle ve halk kavramı Mao ve Kaypakkaya geleneği açısından mücadelenin temel öğesi olduğu açıktır.

Devrimi yapacak olanın kitleler olduğu gerçeğinden yola çıktığımızda; bu sahiplenişe neden olan yaklaşım daha anlamlı olduğunu görebiliriz. Toplumsal mücadeleden kopmadan, yanı başında gelişen her türlü haksızlığa karşı örgütlü tavrını ortaya koyan değerli bir kişiliktir. Ölüm oruçlarına ve açlık grevlerine özellikle bu süreçte eleştirisel bakmasına rağmen çarşı merkezinde açılan çadırın en aktif destekleyicisi olmuştur. HDP çizgisine eleştirisel yaklaşmasına karşın pratik sokak etkinliklerinde en aktif katılanlarından biri olmuştur. Dernekte yapılan seminer ve panellerde devrimci çizginin dışında savunulan anti Marksist tezlere karşı sesli ve açıktan düşünce belirlemiştir. Öyle ki Muzaffer ORUÇOĞLU ile yapılan bir söyleşide ORUÇOĞLU’nun ‘proleterya diktatörlüğü‘ anlayışındaki değişime hararetle karşı çıkışında ORUÇOĞLU’nun deyimiyle ‘Dursun eski hararetinden ve çizginden bir şey kaybetmemişsin’ söylemi bir geleneğin savunulması açısından önemliydi. Bu anlamıyla devrimin emektarı olmak, yürüdüğü yolda iz bırakmak bir erdem olarak Dursun ÇAKTI olarak hep kalacaktır.

Şairin dediği gibi ‘her ölüm erken bir ölümdür’. Evet bu ölümde erken bir ölümdü.

Özgür Gelecek
Teilen
2021-04/01-Sayı-604
Takvim
metzgerei-marx
limousine-service-ulm
Interna
Signboxx
Cigköftem
Grafithek
Designmatic
AK-SU
Sayfam
Dis Doktoru - Kangal
Aydoğan Elektronik
Avukatlık Bürosu KARAKAŞ
Merhaba TV
Anwaltskanzlei KARAAHMETOĞLU & KOLLEGEN