Merhaba Verlag und Werbeagentur
Ana Sayfa Hakkımızda 2021 Sayıları
Reklam İletişim Künye
Güney Almanya'nın en büyük Türkçe gazetesi
Sayy: 603 - 25.02. - 31.03.2021 Son sayı için tıklayın
Nerede
  Ana Sayfa
  Hakkımızda
  2021 Sayıları
  Fiyat Listesi
  Reklam
     Başvurusu
  Baskı Tarihleri
  İletişim / Kontak
  Arşiv [Sayfalar]
  Arşiv Haberler
 
 
nerede 2020/21
 
 
Spor 2020/21
 
 
Saglik 2019/20
 
 
Tatil 2020/21
 
 


Dein PLZ:

 
Merhaba'dan Haberler

Doğa, nankörlüğü affetmez

Parayı insan ve doğadan üstün tutan kapitalizmin, fazla kâr hırsı yüzünden sürekli talan ve tahrip ettiği doğa...

Erol Ars 
Dünya nüfusunun artmasının beraberinde getirdiği yüksek oranda fosil yakıt ( kömür, petrol, doğal gaz) kullanımının, fabrika bacası ve eksoz dumanının oluşturduğu karbondioksidin, çöplüklerden ve inek dışkılarından meydana gelen metan gazının atmosfere karışmasıyla ozondaki sera gazının artması sonucu oluşan küresel ısınma ekosistemi bozarak, doğal afetleri de beraberinde getirmeye başladı. Yağışlardaki dengesizlik, mevsimlerdeki değişkenlik, ani su baskınları, tayfun, fırtına, hortum, buzulların erimesi, kuraklık vb. meteorolojik olaylar; toprak kaymaları, volkanik patlamalar, deprem gibi yerküre hareketleri küresel ısınmanın oluşturduğu tehlikenin ne denli korkunç boyutta olduğunu gösteriyor.

Parayı insan ve doğadan üstün tutan kapitalizmin, fazla kâr hırsı yüzünden sürekli talan ve tahrip ettiği doğa, an geldiğinde bütün afetlerini, felaketlerini kuşanarak, düşmanına (insan) “son darbe”yi vurmak için harekete geçecektir.

Bu yönde sürekli açıklamalar yapan, önerilerde bulunan bilim insanlarının uyarılarını dikkate almayan “süper güç” olarak bilinen devletlerin, doğa felaketlerine karşı önlem amaçlı – gerçek anlamda – yaptıkları bir şey yok. Başta ABD ve Avrupa Birliği olmak üzere bütün devletler doğanın tahribatını önlemek için radikal kararların, yaptırımların yer aldığı anlaşmalar yapmadıkları, gerçek anlamda çözüm aramadıkları, ciddi ve kararlı şekilde “sera gazı emisyon sınırlaması”na gidilmediği sürece hiç kimse doğadan yaşam, merhamet beklemesin.

Değişik virüsler çıkabilir
Yeryüzü ile gökyüzü arasındaki bağı kopararak, üstünde yaşadığımız gezegeni yaşanmaz duruma getiren kapitalizm, kendisiyle birlikte bütün canlıların, yeşil örtünün yok oluşuna neden olacak bu korkunç gidişatı durdurmak bir yana doğaya zarar vermeye devam ediyor. Böyle giderse Kovid’den daha tehlikeli virüslerin ortaya çıkabilir.

Çernobil ve Fukuşima’daki nükleer santrallerde meydana gelen patlamalardan yayılan radyasyonun havaya, suya, toprağa karıştığı; ota, bitkiye bulaştığı gerçeğini düşünürsek, değişik virüslerin saldırısına uğrayacağımızı düşünmemek için de bir neden yok!

Doğa unutmaz, affetmez
Dünyada tam bir rant çılgınlığı yaşanıyor. Ülkemiz ise bu çılgınlık zincirinin en büyük halkalarından biri. Ülkemizde para uğruna betonlanmadık yer kalmadı. Ormanlar, dağlar, sit alanları, afet toplanma alanları, yeşil alanlar, her taraf imara açıldı. Bu alanlara villalar, siteler, AVM’ler kuruluyor. Maden şirketleri istedikleri dağda, istedikleri kadar ağaç katliamı yapabiliyorlar, istedikleri dağı deşebiliyorlar; doğaya dair ne varsa yok edilebiliyor.

Kendi yarattığı para için kendisinin ve bütün canlıların yaşam kaynağı olan doğayı yok olacak duruma getiren insan, yaşadığı onca afetlere karşın hâlâ paraya tapmaya devam ediyor. Fakat doğa kendisine yapılanı unutmaz, nankörlüğü affetmez!..

Küresel ısınma
Birleşmiş Milletler Raporu’na göre küresel ısınma nedeniyle hava sıcaklıkları artacak, deniz seviyeleri yükselecek, kıyı şehirlerinin büyük bölümü sular altında kalacak, ölümlerde, yaralanmalarda, hastalıklarda belirgin artış görülecek. Kuraklık, fırtına ve sık sık orman yangınları yaşanacak.

Kapitalizm, tüm uyarılara karşın doğayı yaşanmaz hale getiren -paracı, sömürgeci, talancı- düzeninden vazgeçmiyor.

Ozan tabakasının delinmesi, mevsim değişiklerin yaşanması, yağışların kesilmesi, derelerin, ırmakların, göllerin kuruması, toprağın verimsizleşmesi, kıtlığın, ölümlerin başlayacak olması umurunda değil.

An itibariyle ülkemizde barajlarda su seviyeleri yüzde 20-30’lara düştü. Yağışların olmaması durumunda Karadeniz bölgelerinde de kuraklığın yaşanabileceği belirtiliyor.

Ülkenin suları satıldı mı?
Diyelim ki yağmur ve kar yağışları başladı. Yağmur ve kar sularının barajlara, havzalara, göllere, göletlere götürecek altyapı, kanalizasyon sorunu çözümlenmedikçe, ülkemizde susuzluk sorunu bitmeyecektir. Ve her zaman olduğu gibi yağmur suları sel olup caddeleri, sokakları nehire; evleri, işyerlerini göle, çamur deryasına çevirmeye devam edecektir.

Suyla ilgili bir diğer sorun ise ülkemizdeki su kaynaklarının özelleştirilmesi.

27 Kasım 2020’de AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamad Al Sani arasında “Su Yönetimi Alanında İşbirliği Mutabakat Zaptı” imzalandı. Anlaşmanın ardından Türkiye’nin su kaynaklarının Katar’a devredildiği ileri sürüldü. Yetkililer ise konuya ilişkin açıklama yaparak, iddiaların asılsız olduğunu söylediler. Fakat gerçek olan şu ki ne söyleniyorsa tersi yaşanıyor…

Dünya ölüyor
An itibariyle içinde bulunduğumuz pandemi döneminde her gün onlarca insan hayatını kaybederken, susuzluğu siyasi propaganda haline getirmek, ülkenin, halkın yararına olan çalışmaları engelleme faaliyetlerinde bulunmak, siyasi rant peşinde koşmak ayıptır, günahtır!

İnsanlar ölüyor, hayvanlar ölüyor, doğa ölüyor; dünya ölüyor! Çığlık çığlığa yaşanan acı bir dönemde hâlâ koltuk sevdalılığı, para hırsı, menfaat ilişkileri; küfürler, hakaretler devam ediyor…

Sevgi, saygı; hak, hukuk, adalet diye bir şey kalmadı. Ve adına “halk” denilen malum bir kesim var ki hâlâ düzeni savunuyor.

Bilmiyor ki ülke uçuruma yuvarlandığında ne ABD, ne Rusya, ne Avrupa uzatır elini, ne de Katar!

Ülke ölüme yatar!..

*****

Beyazlar tarafından toprakları zorla ellerinden alınan Kızılderililer’in reisi Şef Saatle, 1854 yılında ABD Başkanı Franklin Pierce’e yazdığı mektubun içeriğinde geçen şu sözlerle bir anlamda günümüze de sesleniyor: “Son ağaç yok olduğunda, son nehir kuruduğunda, son balık öldüğünde beyaz adam paranın yenmeyen bir şey olduğunu anlayacak.”

Yararlanabileceğiniz kaynaklar:
– https://khosann.com/kuresel-isinma-sebebi-metan-10-kat-artti/

– https://tr.climateimpactnews.com/evidence/979-ocean-acidification-and-green-house-gases-hit-record-levels

– https://yesilofke.com/yazilar/makaleler/kapitalizm-insani-dogayi-kenti-yasami-tuketir/

________________________________________

Erol Ars – 10.01.2021
Teilen
2021-02/01-Sayı-602
Takvim
metzgerei-marx
limousine-service-ulm
Interna
Signboxx
Cigköftem
Grafithek
Designmatic
AK-SU
Sayfam
Dis Doktoru - Kangal
Aydoğan Elektronik
Avukatlık Bürosu KARAKAŞ
Merhaba TV
Anwaltskanzlei KARAAHMETOĞLU & KOLLEGEN