Merhaba Verlag und Werbeagentur
Ana Sayfa Hakkımızda 2020 Sayıları
Reklam İletişim Künye
Güney Almanya'nın en büyük Türkçe gazetesi
Sayy: 596 - 30.07. - 10.09.2020 Son sayı için tıklayın
Nerede
  Ana Sayfa
  Hakkımızda
  2020 Sayıları
  Fiyat Listesi
  Reklam
     Başvurusu
  Baskı Tarihleri
  İletişim / Kontak
  Arşiv [Sayfalar]
  Arşiv Haberler
 
 
nerede 2020/21
 
 
Spor 2020/21
 
 
Saglik 2019/20
 
 
Tatil 2020/21
 
 


Dein PLZ:

 
Merhaba'dan Haberler

Çiğnediği sakızdan, 5 bin 700 yıl nasıl göründüğü belirlendi

5 bin 700 yıl önce yaşamış genç kadının nasıl göründüğü çiğnediği sakızdan belirlendi.

AA (Kopenhag) 

Cilalı taş devrinde yaşamış genç bir kadının fiziksel özellikleri, bundan 5 bin 700 yıl önce çiğnediği huş ağacı kabuğundan yapılmış sakızdan tespit edildi.

LiveScience'ın haberine göre, Danimarka'da Lolland adasında sit alanı Syltholm'da çamur içinde binlerce yıl bozulmadan kalan sakızı inceleyen Kopenhag Üniversitesi'nde görevli bilim insanları, sakızı çiğneyip atan genç kadının tüm genetik dizilimini ortaya çıkardı.

Ekibin sakızın bulunduğu adadan esinlenerek "Lola" adını verdiği kadının, koyu tenli ve koyu renk saçlı, mavi gözlü olduğu, genlerinin, o dönemde İskandinavya'nın orta kesiminde yaşayanlardan ziyade Avrupa ana karasındaki avcı toplayıcıların genleriyle daha çok benzeştiği belirtildi.

"Lola"nın çiğnediği sakızdan ağzındaki tüm eski zaman mikropları ve patojenlerinin DNA bilgisinin elde edildiği, bunlar arasında Epstein-Barr virüsüne ait olabilecek DNA'nın da yer aldığı, ayrıca sakızda ördek ve fındık gibi bitki ve hayvan DNA'sı izlerine rastlandığı kaydedildi.

Bilim insanları, "Lola"nın süt ürünlerini çok iyi hazmetmediğine işaret eden "laktoz intoleransı" ile bağlantılı genler taşıdığını da belirtiyor. Kopenhag Üniversitesi, ilk kez kemik dışındaki bir şeyden eski zamanlarda yaşamış bir insanın tüm genomunun çıkarıldığına işaret etti.

Siyaha yakın koyu kahverengi sakızın, eski zamanlarda huş ağacının kabuğunun ısıtılmasıyla yapıldığı, yontma taş devrinden itibaren yapıştırıcı gibi kullanıldığı belirtildi.

Eski çağlarda insanların, huş ağacı sakızını diş ağrılarını rahatlamak, dişlerini temizlemek, açlıklarını bastırmak veya sadece eğlence için çiğnediği yönünde görüşler bulunuyor.

Çalışmanın ayrıntıları "Nature Communications" dergisinde yayımlandı.
Teilen
2020-01/01-Sayı-589
metzgerei-marx
limousine-service-ulm
Takvim
Interna
Signboxx
Cigköftem
Grafithek
Designmatic
AK-SU
Sayfam
Dis Doktoru - Kangal
Aydoğan Elektronik
Avukatlık Bürosu KARAKAŞ
Merhaba TV
Anwaltskanzlei KARAAHMETOĞLU & KOLLEGEN