Merhaba Verlag und Werbeagentur
Ana Sayfa Hakkımızda 2019 Sayıları
Reklam İletişim Künye
Güney Almanya'nın en büyük Türkçe gazetesi
Sayy: 588 - 05.12. - 24.12.2019 Son sayı için tıklayın
Nerede
  Ana Sayfa
  Hakkımızda
  2019 Sayıları
  Fiyat Listesi
  Reklam
     Başvurusu
  Baskı Tarihleri
  İletişim / Kontak
  Arşiv [Sayfalar]
  Arşiv Haberler
 
 
nerede 2019/20
 
Aradığınızı Bulmak İçin
Tıklayın!
Güney Almanya
İş Rehberleri
 


Dein PLZ:

 
Merhaba'dan Haberler

Sarı Yelekliler geleceğini tartıştı - Kapitalizme karşı birleşik mücadele

L.Michel DESTAN (Paris) 
Avrupa’yı etkisi altına alan son yılların en sıcak hava dalgasına karşın Sarı Yelekliler alanları terk etmedi ve eylemlerine devam ettiler. Yaklaşık olarak yedi ayı bulan eylemlerin 33.cumartesi de işte bu kavurucu sıcakların altında saatler süren yürüyüş ve eylemler tarzında gerçekleştirildi.

Hareketin başladığı 17 Kasım 2018 itibariyle .Sarı Yelekliler Hareketi hakında birçok analizler yapıldı tespitlerde bulunuldu. Bunlardan en çarpıcı olanı da belki bu eylemlerin devamlılığı ve göreceli sürekliliği üzerineydi. Fakat görünen o ki zamlara tepkiler üzerine oluşan kendiliğinden bir hareket olarak başlayan ve sonraları politik muhtevası genişleyen Sarı Yelekliler isyanı düzenli bir isyan hareketi biçiminde süren, tarihin en uzun soluklu eylemi olarak mücadele tarihinde yerini çoktan aldı.

Sarı Yelekliler hareketi eylemlerine zaman zaman katılım düşüş gösterse de kararlı bir şekilde devam etti/ediyor . Sarı Yelekli liderlerinin dediği gibi ‘’evet, sayımızda zaman zaman düşüş olması burjuva medyasını sevindiriyor olabilir ama unutmasınlar ki biz milyonlarız. Çünkü taleplerimizin sahipleri sokakta olmasa dahi yanımızda bizimle birlikteler. Biz Onlar’ın sokaktaki sesiyiz ve haklıyız’’. Evet, bu cümleler sokaklara tekrar dökülecek potansiyele vurgu yaparak aynı zamanda mücadele haklılığının kavranışındaki derinliğe işaret ediyor.

Fransa burjuvazisi ve temsilcisi hükümet bu potansiyeli gördüğü için eylemcilere karşı yeni ve sert önlemler almakta gecikmedi.

Özellikle Macron hükümetinin uygulamaya devam ettiği /edeceği ezilenlere düşman, neo-liberal politikaların kitlelere yansıması sonucu yeni daha radikal hareket ve isyanlardan korkarak yasal ve pratik sert devlet önlemlerine başvuruyor. Eylemlere yönelik şiddetin dozunu da her geçen gün artırıyor ve yeni taktikler uyguluyor.

Lille kentinde yapılan son eylemde polis saldırısı sonucu engelli bir eylemci ve yaşlı bir kadın yaralandı. Polis aynı zamanda eylemlerde gönüllü çalışan sağlıkçıları da (street-medics) zaman zaman hedef alıyor. Bu eylemde 11 kişi tutuklandı. Fakat Sarı Yelekliler ‘’yine burada olacağız çünkü geçinemiyoruz yaşamak için ikinci iş yapmak zorunda kalıyoruz’’ diyerek tek hak arama mücadelesi yöntemi olarak sokakları işaret ediyorlar.

Caen kentinde eylemlerde görev alan sağlıkçılar gözaltına alındı. Sağlıkçılar “Devlet Sarı Yelekliler’le dayanışmayı kırmak için bizi gözaltına alıyor ve engelliyor. Bu eylemleri kırma taktiğidir” diyorlar.

Reims kentinde eylemler yasaklandı ama yasağı delmek için şehir merkezine giren bir grup, polis saldırısına maruz kaldı ve 18 kişi tutuklandı. Tutuklamalar dışında para ve hapis cezası son yılların en yüksek oranını teşkil ediyor.

Tabi ki devletin eylemcilere yönelik uyguladığı şiddet sadece Sarı Yelekliler ile sınırlı değil. Climat(İklim değişikliği) için kent merkezindeki Sully Köprüsü'nü trafiğe kapatan "Köprüde İsyan" ("Rebellion on the Bridge") isimli eyleme polis şimdiye kadar yapılan şiddetli saldırısını bir üst boyuta çıkardı. Fransız kamuoyunun nadir tanık olduğu şiddetli polis saldırısı büyük tepkiler aldı. Devlet konu ile ilgili açıklama yapmak zorunda kaldı. “İşgal edilen köprünün açılmasını istedik ama müdahale dozu biraz kaçmış” diyerek polis şiddetini savundu. Artan kamuoyu baskısı sonucu göstermelik de olsa polise soruşturma açılmak zorunda kalındı.

Yine son eylemde polis kitlenin eylem alanında toplanmasını engelleyecek tarzda saldırdı. Eylemciler üzerinde terör estirerek kitlelerin gözünü korkutmaya ve eylemlere katılımı engellemeye çalışıyor

Devlet bir yandan saldırı politikasını tırmandırarak tipik bir faşizm uyguluyor. Kitle hareketini sönümlendirmeye, kriminalize ederek izole etmeye ve kitle desteğini engellemeye çalışıyor. Diğer taraftan yeni ayaklanma ve isyanlara karşı kendi silah envanterini yeni saldırı silahlarıyla güçlendiriyor.

Sarı Yelekliler eylemlerinde devlet güçleri geçmiş yıllara nazaran % 300’ü aşan oranında silahlı saldırı malzemesi kullandı. Fransa İçişleri Bakanlığı yıllık 10 bin gazlı el bombasına ilaveten bu yıl için 40 bin el bombası ve 25 milyon plastik mermi kartuşu (Flash-Ball –LBD-gaz fişeği) siparişi verdi. Fransa’da 2004 ve 2013 yılları arasında eylemlerde kullanılan LBD nedeniyle 23 kişi gözünü kaybetti. Sarı Yelekliler eyleminde ise şimdiye kadar yani yedi aylık süre içinde en az 20 kişi tek gözünü kaybetti.

Macron hükümeti önümüzdeki yıllar içinde yüklü oranda silah siparişi vermesi boşuna değil. Bu da şu anlama gelmektedir. Burjuvazinin temsilcisi hükümet hayata geçirmek istediği saldırı politika ve uygulamalarına karşı güçlü kitle hareketlerini öngören bir hazırlık içinde. Çünkü hükümetin paketinde önümüzdeki süreçte emeklilik yaşını 65’e çıkarmak, işsizlik süresi ve ücretini düşürmek, RSA yani fakirlik parası alanlara haftalık 35 saat çalışma ya da meslek eğitimi zorunluluğu getirmek, hava alanlarının özelleştirmesi, personel üstihdamı yerine kesintiye giderek personel sayısında kısıtlama ve işten atılmaların önünü açmak gibi öncelikler var.

Hükümetin politikaları ve sokaklardaki kitle hareketi incelendiğinde evet, yeni ayaklanmaların ve isyancıların potansiyeli mevcut. Fransa'daki işçi, emekçi ve çevreci eylemleri incelediğimizde bu olasılığın güçlü bir zemini olduğunu görebiliriz. Sağlık sektöründe acil servis üniteleri personel yetersizliği, çalışma koşullarının düzeltilmesi ve daha iyi bir sağlık hizmeti için aylardır grev ve direnişteler. Bu hafta ülke genelinde 154 hastanenin acil servis üniteleri kötü çalışma koşullarına dikkat çekmek için grev yaptı. Tek bir hemşirenin 20 hastayla ilgilenmek zorunda kaldığını belirten çalışanlar Sağlık Bakanlığı’na kadar “Robot değiliz” sloganları atarak yürüdü. Hatta duyarsızlığı protesto etmek için bir grup hemşire kendisine insülin enjekte etti.

Eğitim sektörü keza yine Cuma eylemlerine devam etmekte ve en son olarak da Liseyi bitirme sınavı( BAC) sorularını okumayacaklarını deklare eden öğretmenler eylem yaptılar.

Sosyal medyada eylem ile ilgili paylaşımlarda ‘”Soruların sonuçlarını CRS yani polisler mi okuyacak’’ denilerek polisleşen devlete dikkat çekildi. Postane çalışanlarının 15 ayı aşkın süren grevi kazanımla sonuçlandı. İşçi Sendikaları irili ufaklı eylemlere devam etmekte. İşte bu süreçte Sarı Yelekliler 3.meclislerini topladılar ve hareketin geleceğini tartıştılar. 700 delege ile yapılan toplantıda kapitalist sistem sorgulandı, yeni eylem biçimleri ve ezilenlerin birlikte mücadelesini örgütlemenin koşulları, RİC (Halk İnisiyatifi Referandumu) tartışıldı. Ayrıca eylem örgütleyicilerinin özerkliklerini koruması,farklı grupların programlarını inceleme gibi gündemler de yer aldı.

“Kapitalizmde çıkış ama nasıl? Referandum için imza (RİP) toplamak Halkın inisiyatifi Referandumu’nun(RİC) önünü açar mı? vb”... gibi sorulara cevap arandı.

Meclis toplantısında öne çıkan asıl konu Macron karşıtı hareketin yeniden alevlendirilmesi için yapılması gerekenler oldu. Sarı Yelekliler bunun için işçi sınıfının ve ezilenlerin yaşadıkları bölgelerle yakınlaşmak, ortak sorunlar çerçevesinde ortak mücadele yürütmenin klasik ama etkili bir araç olduğunu belirttiler. Bizim tabirimizle ezilenlerin birleşik mücadelesini örgütlemek!

17 Kasım’da başlayan Sarı Yelekliler Hareketi yaz tatilinin başlaması ile birlikte akıbetinin ne olacağı çok tartışılan bir konu bugünlerde. “Tatiller zenginler ve burjuvalar içindir. Çünkü bizim tatile gidecek paramız yok’ diyen Sarı Yelekliler eylemlerine devam edeceklerini deklare etseler de katılımlar konusunda endişeler devam ediyor.

Bu nedenle makinayı yeniden çalıştırmak için ateşi harlayalım diyen Sarı Yelekliler tatil süresince blokaj eylemleri yapacaklarını; Tatil bitiminden sonra sıcak bir başlangıç için farklı eylemler yapacaklarını ifade ettiler. Sonbaharda halkın daha çok hissedeceği hükumetin emekçi düşmanı reformlarına karşı mitingler ve sosyal hak eylemlerinin desteklenmesi şeklinde formüle edilerek aynı zamanda genel greve evrilecek olan sürece işaret ettiler. Uzun tartışmalar ardından antikapitalist mücadele hattı kararı alındı.

Evet Sarı Yelekliler hareketi zamlara karşı tepki ile başladı ardından Hükümet karşıtı mücadeleye ve Macron’nun istifasını istemeye dönüşerek politik bir hatta ilerlemeye devam etti.

Zaman Zaman eylemlerde devrimci kitle şiddetine başvurularak devlet güçlerine (polis, asker, özel birlikler) zor anlar yaşatıldı. Devletin sokakta şiddeti arttırarak süreğenleştirmesi eylemcilerin de süreç içinde radikalleşmesini sağladı. Devletin şiddetine karşı kitle şiddetini meşrulaştırdı. Devletin ekonomik ve politik şiddetini teşhir etti. Radikalleşen kitleler burjuvaziyi panikletti/panikletmeye devam ediyor. Son eylemlerde “devrim” sloganı ve “antikapitalist” sloganların ön plana çıkması Sarı Yelekliler eyleminin muhtevasının niteliğinin geldiği aşamayı gösteriyor. Keza, kapitalizme karşı tüm ezilenlerin birleşik mücadelesini örgütlemek Sarı Yelekliler’in önümüzdeki dönem mücadele hattını özetliyor.

Sarı Yelekliler hareketi daha ne kadar devam eder, ne tür bir örgütlenme modeli ortaya çıkarır, nasıl bir toplumsal değişime evrilir tartışıla dursun. Görünen o ki; bu hareket bağrında yeni ve çok güçlü isyanları barındırıyor ve mutlaka kazanmaya yazgılıdır!

Bu nedenle isyanlara, ayaklanmalara ve radikalleşen kitle hareketlerinin içinde yer alarak toplumsal hareketlerin devrim ve sosyalizme hizmet etmesini-evrilmesini arzulayan biz devrimci ve komünistlere sorumluluk-görevlerimizi yeniden hatırlatıyor Sarı Yelekliler. Hareketin, eylemlerin yani yaşamın içinde bizzat yer almak ve doğallığında özneleşmek, ileri çıkmaktır.

Unutmayalım; devrim ya ruhun(m)uzdadır ya da hiçbir yerde değildir.
Teilen
2019-08/01-Sayı-584
limousine-service-ulm
Takvim
Interna
Fehmy und Fesih
Türkische Spezialitäten Schillergarten
Signboxx
Cigköftem
Grafithek
Designmatic
AK-SU
Sayfam
Dis Doktoru - Kangal
Aydoğan Elektronik
Avukatlık Bürosu KARAKAŞ
Merhaba TV
Anwaltskanzlei KARAAHMETOĞLU & KOLLEGEN