Merhaba Verlag und Werbeagentur
Ana Sayfa Hakkımızda 2019 Sayıları
Reklam İletişim Künye
Güney Almanya'nın en büyük Türkçe gazetesi
Sayy: 585 - 12.09. - 02.10.2019 Son sayı için tıklayın
Nerede
  Ana Sayfa
  Hakkımızda
  2019 Sayıları
  Fiyat Listesi
  Reklam
     Başvurusu
  Baskı Tarihleri
  İletişim / Kontak
  Arşiv [Sayfalar]
  Arşiv Haberler
 
 
nerede 2019/20
 
Aradığınızı Bulmak İçin
Tıklayın!
Güney Almanya
İş Rehberleri
 


Dein PLZ:

 
Merhaba'dan Haberler

Ergün Özcan ile seçimler üzerine söyleşi

Heilbronn'da Die Linke (Sol Parti) listesinin Belediye Meclisi 2. sıra adayı Ergün Özcan ile, göçmen ve yerel konular üzerine geniş bir söyleşi gerçekleştirdik.

Röportaj: İsmail Doğruer 
Resim galerisi için tıklayın
Avrupa başlayan ve ve Almanya'da da 26 Mayıs günü, yani bu pazar hem Avrupa Parlamentosu Seçimleri, hem de bazı şehir ve kasabalarda da Yerel Seçimler gündemde. Siz de bu seçimlerde Heilbronn'dan Die Linke (Sol Parti) listesinin 2. sıra Belediye Meclisi adayısınız. Avrupa'da emperyalist-kapitalist sistemin dönemsel olarak krizinin derinleştiği bir zamanda seçimler gündeme getirildi. Devasa krizin sinyallerini ekonomide ve siyasette bir çok biçimde alıyoruz. Siyasi istikrar noktasında kırılgan süreçleri yaşayan ülkeler topluluğu denilebilecek Avrupa Birliği (AB) içinde krizden etkilenen geniş kitleler ve yine bu gerçeklik içinde yaşamını sürdüren önemli bir göçmen kitlesi var. Bunların aktif siyasal yaşamda etkinliği ve temsil sorunu, kendi toplumsal kültür ve bileşimlerinden çıkardıkları adayların önemini tartışmasız artırıyor.

Göçmenliğin artık üzerinde bulunulan coğrafyayı anavatan haline getirdiği bir zaman kesitinde ırkçılığa, sağ popülizm biçiminde "evcilleştirerek" sistemde yer açıldığı, merkezi ve lokal alanlarda iktidar olma şansı tanındığı zorlu bir politik sahaya iniyorsunuz. Hangi argümanlarla seçmenin karşısına çıktığınızı anlamak adına, size sorular sormak istiyoruz. Bu noktada seçmen kitlesinin sizi tanımasında da basın çalışması kapsamında diyaloğa açık bir kişilik artı bir puan olduğuna inanıyoruz.

-Ergün Özcan hakkında seçmenlerinize söylemek istediğiniz neler var?
-Öncelikle bu röportajı nedeniyle bana zaman ayırdığınız için teşekkür ediyorum. Ben henüz daha 1 yaşındayken 1970 yılında ailemle birlikte Almanya`da direk Heilbronn kentine geldim. Çocukluğum, okul yaşamım ve meslek eğitim sürecim Heilbronn'da geçti. Öğrenimimi Industrielektroniker (Endüstri Elektrikçisi) olarak tamamladım. Uzun yıllar mesleğimle ilgili işkolunda işyeri temsilciliği (Betriebsrat) yaptım. Sendikal çalışmanın yanı sıra tercümanlık ve sivil toplum örgütlerinde kültürler arası arabuluculuk (Interkültüreller Mediatör) yaptım. Heilbronn Alevi Kültür Merkezi (AKM)`nin bir üyesi ve Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu (AABF) Baden-Württemberg bölge başkanlığını yürütüyorum. Bugün de üyesi olduğum Sol Parti listesinden 2. sıra Heilbronn Belediye meclis adayıyım.

-Hangi toplumsal, sosyal kulvarda yer alıyorsunuz?
-Ben çocukluğumdan beri Almanyada yaşıyorum. Almanya vatandaşıyım ve aynı zamanda bir göçmen olarak Almanya toplumunun çok kültürlü yapısını temsil ediyorum. Yaşamı Almanya'da geçen her Almanya vatandaşı gibi, doğal bir hak olarak yaşam ve gelecek konularında siyaset yapıyorum. Kararların alındığı yasal meclis ve kurumlarda bulunmak ve karar süreçlerinde belirleyici rol almak istiyorum. Bu benim için bugünkü seçimlerle ortaya çıkan yeni bir durum değil. Yıllardır bu alanda Alman ve göçmen toplumu için sosyal hak ve temsil mücadelesi veriyorum.

Politik yaşamım ve temsil mücadelem önceki 10 yıl ve 5 yıl içinde sözkonusuydu. Ancak geçmişte, en azından yaşadığım kent ve çevresinde, Alman toplumu bir göçmenin Belediye Meclisine girmesine hazır değildi. Bugün artık durum değişti ve Belediye Meclisine (Gemeinderat) ilk göçmen meclis üyesinin seçilmesini şart olarak görüyorum. Ki bu Heilbronn'da geç kalmış bir kazanım olacaktır.

-Üstlendiğiniz misyonu nasıl tanımlıyorsunuz?
-Daha öncede belirttiğim gibi Almanya daki yaşamın doğrudan içinden biriyim. Burada çocukluğunu ve yetişkinliğini yaşayan biri olarak yaşam sorumlulukları ve sosyal sorumlulukları üstlenen etkin bir toplum üyesiyim. Almanya`da ben sadece Göçmen Politikası yapmak istemiyorum. Siyasi toplumsal sorumluluğum içinde buda var ama tüm toplumsal kesimlerin her alanda var olan sorunlarına çözüm istiyorum. Ev ve Kira sorunları (Bezahlbarer Wohnraum) noktasında herkesin ödeyebileceği /kiralayabileceği evler için sosyal politika çözümleri gerekli. Bu noktada; Emekliler, Öğrenciler, Yanlız yaşayanlar( Alleinerziehende), işsizler, iş güvencesinden yoksun çalışan geçici sözleşmeli işçiler ve işçiler için konut üretiminde %30 sosyal evler olmalı. Trafiksorunu : arabaların şehir merkezine girmemelsi ve toplu taşımacılıkta fahiş fiyatların önlenmesi. Hatta hafta sonları toplu taşımacılık bedava olmalı ( otobüs, tramvay vs) veya indirimli Bilet/Sozial Ticket biletleri sağlanması, kültürel yaşama dair destekler ve kültürel üretime dönük projelerin desteklenmesi. Sosyal/İnsanı sorumluluk misyonları olan kurumları teşvik ve eşitlik ilkesine bağlı destekleri temel alan bir politik temsiliyet aslolandır. Tabiki yabancı düşmanlığı, açık/gizli ırkçılık ve Mobbinglere karşı olduğu gibi çocuk kadın ve gençlere yönelik başta şiddet, ötekileştirme ve baskının her türlüsüne karşıda karşı yapmak istiyorum. Bu nedenle seçmen karşısında ki duruşumu, göçmen toplumu temsiliyeti ile darlaştırarak ele almıyorum.

-Ergün Özcan`ın aday olarak listesinde yer aldığı DİE LİNKE Partisinin seçmene vaatleri nelerdir? Ve bu gerçeklik içinde sizin özgün seçmeninize vaadiniz nedir?
-Avrupa Seçimleri her 5 yılda 1 gerçekleşiyor. Bu da Baden-Württemberg ve Rheinland-Pfalz eyaletlerindeki yerel seçimler ile hep aynı döneme gelir. Evet Avrupa Birleşik Devletleri Projesi bir türlü mümkün olmuyor. Brexit, Greeksit vb. Birlik krizleri yanısıra AB karşıtı söylemle yükselen milliyetçiliğin önemli kazanımlar elde ettiği bir ortamda her devlet kendi çıkarlarını merkeze koyuyur. Bu gelişmeler ışığında Yabancı düşmanlığına karşı, savaş alanlarını besleyen silah ticareti, dış müdahalecilik ve iç militarizasyon ve Mülteci akışına karşı utanç verici politikalar karşısında Sol Parti hem Avrupa Parlamentosunda hemde Almanya Merkezi ve Eyalet Parlamentolarında ciddi bir mücadele verdi. Daha yerel yaşam alanlarında izlediği sosyal politika çizgisi ile ve geliştirdiği politikalara yasal siyaset zemininde yapılabileceğin en iyisini yapmak için sınırları zorluyor.

Partinin genç ve dinamik bir yapısı olması pratik politika üretiminede yansıyor. Yine söylem düzeyinde göçmen toplumuna yaklaşımının dostane oluşuna denk düşen parti içinde ve seçim dönemlerinde listelerinde önemli sayıda Göçmen temsiliyetine yer ayırması bir başka samimi tutumudur. sosyal toplum, ırkçılığın yerinin olmadığı, çoğulcu bir toplum istiyoruz. Herkesin özgürce kendi inancını yaşabileceği, din dil ırk ayrımı olmadan birlik içinde yaşamın oluşturulduğubir toplum özlemi duyan . Alman yada oy kullanma hakkı olan Türkiyelilere çağrım: bu seçimlerde demoktratik hakkınız olan seçme hakkınızı mutlaka kullanın! Oylarınızı bilinçli kullanın ve sizi eniyi temsil edecek adaylara, özellikle içinizden çıkan adaylara verin ki; bizlerde bu ülkenin siyasetinde daha fazla söz sahibi olalım!

-Röportaj isteğimize olumlu yanıt verdiğiniz ve sorularımızı yanıtladığınız için teşekkür ediyoruz. Herşeyden önce toplumsal yararlılık adına bu yetkinlik içinde olanların eşit şartlarda bir demokratik seçim yarışı yaşamasını umut ediyor ve size başarılar diliyoruz.
Teilen
2019-06/01-Sayı-582
limousine-service-ulm
Takvim
Interna
Fehmy und Fesih
Türkische Spezialitäten Schillergarten
Signboxx
Cigköftem
Grafithek
Designmatic
AK-SU
Sayfam
Dis Doktoru - Kangal
Aydoğan Elektronik
Avukatlık Bürosu KARAKAŞ
Merhaba TV
Anwaltskanzlei KARAAHMETOĞLU & KOLLEGEN