Merhaba Verlag und Werbeagentur
Ana Sayfa Hakkımızda 2019 Sayıları
Reklam İletişim Künye
Güney Almanya'nın en büyük Türkçe gazetesi
Sayy: 583 - 04.07. - 08.08.2019 Son sayı için tıklayın
Nerede
  Ana Sayfa
  Hakkımızda
  2019 Sayıları
  Fiyat Listesi
  Reklam
     Başvurusu
  Baskı Tarihleri
  İletişim / Kontak
  Arşiv [Sayfalar]
  Arşiv Haberler
 
 
nerede 2019/20
 
Aradığınızı Bulmak İçin
Tıklayın!
Güney Almanya
İş Rehberleri
 


Dein PLZ:

 
Merhaba'dan Haberler

Augsburg’ta Kadın Mücadeleleri ve Kadın Sorunları tartışıldı

Augsburg Alevi Kültür Merkezi’nde 8 Mart, Kadın Mücadeleleri ve kadın sorunları tartışıldı. AKM’de Kadın kollarının düzenlediği etkinliğe Perihan Baçaru panelist olarak katıldı.

Merhaba (Augsburg) 
Açılış konuşmasını yapan Augsburg AKM kadın kolları başkanı Semra, 8 Mart, 1857’ de greve giden ve katliamda ölen kadınların anısına, Clara Zetkin’in önerisi ile Dünya Emekçi Kadınlar Günü olarak ilan edildiğine değinerek, ‘’Alevi inancında kadının yeri çok önemlidir. Kadınla, erkeğe eşit bakan bir inancımız var’’ dedi.

Perihan Baçaru, “Kadın hareketinin mücadele tarihine baktığımızda çıkış noktası eşitlik ve özgürlük talepleri olmuştur. 8 Mart kadınların binlerce yıl önce kaybettikleri onurlarının yeniden kazanılmasının mücadelesidir.

Erkek egemenliğini ilk ideolojik hale getiren tek tanrılı dinlerle birlikte bütün tanrıların ve peygamberlerin erkek olduğunu söyleyerek, ‘tek tanrılı dinler zenginlerin zenginliklerini, erkek olma değerlerini yücelten, yoksulluğu ve kadınların ezilmesini tanrının kaderi olarak gösteren fetvalar ve ayetlerle doludur” diye ekledi.

Kadına yönelik erkek-devlet şiddetine ve şiddetin biçimlerine, taciz ve tecavüzlere de değinen Baçaru, “dünyada halen her 3 kadından birinin, Almanya’da her 4 kadından birinin şiddete maruz kaldığını, Türkiye’de ise AKP iktidarıyla birlikte kadına yönelik şiddet ve kadın düşmanı söylemler artarak devam etmektedir. En son 8 Mart Feminist Gece Yürüyüşü esnasında kadınlara saldırılar bunu bir kez daha göstermiştir.

Taciz ve tecavüz olaylarında ise maalesef sadece bir ‘sapığın’ yaptığı olay olarak gösterilerek bireyselleştirilmekte buda şiddetin kökenine inip çözümler aranmasına engel olmaktadır. Ayrıca, kadının ne giydiği, olayın olduğu saatte, yerde ne işinin olduğu’ gibi vb. üzerinden yapılan tartışmalarla taciz ve tecavüzlere yönelik haklılık algısı yaratılmaya çalışılmaktadır. Kadına yönelik her türden erkek-devlet şiddeti politiktir. Yenme, elde etme, iktidar kurma. Tecavüzün-şiddetin kökeninde çocukların doğuşundan itibaren egemen erkek ilişkilerine, toplumsal cinsiyete dayalı cinsiyetçi rollere ve cinsiyetçi bakışa göre yetiştirilme biçiminde ve buna uygun üretilen cinsiyetçi dilde aramak gerekir’ dedi ve şiddetle mücadelenin yolu kadınların birlikte dayanışarak öz savunmayı geliştirmekten geçtiğini yapılan her panelin öz savunmanın bir parçası olduğunu ekledi.

‘Eğer daha fazla Özgecan’lar, Güldünya’lar Güzide’ler ve Saray’lar yaşanmasını istemiyorsak cinsiyetçi bakışa, dile ve eğitime karşı hayatın her alanında mücadele vermemiz gerekiyor’ dedi.

Kadın yoksullaşması, patriyarkal kapitalizmin kadına ördüğü çifte emek sömürüsü, görünmeyen emek, göçmen ve mülteci kadınların yaşadıkları sorunlar gibi pek çok konuyu ele aldı.

Perihan Baçaru ‘Alevilik’te kadınla Alevi kadınların durumuna baktığımızda iki ayrı tablo karşımıza çıkmakta’ dedi. Birincisi, kadın erkek eşittir diyen kadına ve erkeğe aynı nazarda bakan Alevi inancında en azından inancın kendisinde yer alan bu eşitlikçi söylemlerin son derece önemli olduğunu düşünüyorum. Tamda bu noktada ‘Yol Kadındır, diyen ayrıca inançta olduğu ifade edilen kadın erkek eşittir söyleminin alevi kurum ve örgütlenmeleri, kurumlarda ve gerçek hayatta karşılığını bulması için acil çalışmalar yapmaları gerekiyor. İkincisi ise bizde kadın, erkek eşittir söylemi alevi kadınlarının yaşadıkları sorunlarla yüzleşmesine engel olmuştur. Oysa alevi kadınları da aile içinde ve toplumsal yaşamın her alanında diğer kadınlar gibi toplumsal cinsiyet ayrımcılığını, emek sömürüsünü, baskıyı şiddeti vb. sorunları yaşamaktadır’ diye ekledi.

Perihan Baçaru,’’Her kadın farklı sorunlar yaşasa da sorunların kökeni ortak. Kadınlar ortak paydalarda buluşarak birlikte mücadeleyi örmenin koşullarını yaratmalıdırlar. Ancak kadınların özgür olduğu bir dünyada gerçek demokrasiden, eşitlikten ve özgürlükten söz edebiliriz’’ dedi
Teilen
2019-04/01-Sayı-580
limousine-service-ulm
Takvim
Interna
Fehmy und Fesih
Türkische Spezialitäten Schillergarten
Signboxx
Cigköftem
Grafithek
Designmatic
AK-SU
Sayfam
Dis Doktoru - Kangal
Aydoğan Elektronik
Avukatlık Bürosu KARAKAŞ
Merhaba TV
Anwaltskanzlei KARAAHMETOĞLU & KOLLEGEN