Merhaba Verlag und Werbeagentur
Ana Sayfa Hakkımızda 2019 Sayıları
Reklam İletişim Künye
Güney Almanya'nın en büyük Türkçe gazetesi
Sayy: 584 - 07.08. - 12.09.2019 Son sayı için tıklayın
Nerede
  Ana Sayfa
  Hakkımızda
  2019 Sayıları
  Fiyat Listesi
  Reklam
     Başvurusu
  Baskı Tarihleri
  İletişim / Kontak
  Arşiv [Sayfalar]
  Arşiv Haberler
 
 
nerede 2019/20
 
Aradığınızı Bulmak İçin
Tıklayın!
Güney Almanya
İş Rehberleri
 


Dein PLZ:

 
Merhaba'dan Haberler

"Yukarıdan adapte edilen kimlik tutmaz"

Almanya İslam Konseyi Başkanı Burhan Kesici: "Cami vergisi tartışmasını, ‘Müslümanları biraz daha kontrol edelim, geldikleri ülkelerden uzaklaştıralım’ tartışmaları bağlamında görmek gerekiyor"

AA (Berlin) 
Almanya İslam Konseyi Başkanı Burhan Kesici, ülkedeki Müslümanların cami vergisi ödemesine ilişkin yürütülen tartışmanın Müslümanları kontrol etme amacı güttüğünü belirterek, "Yukarıdan adapte edilen bir kimlik tutmaz." dedi.

Kesici, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Almanya’da son dönemde tartışmalara yol açan imamların bu ülkede yetiştirilmesi, cami vergisi ve “Alman İslamı” ile ilgili konuları değerlendirdi.

Son günlerde gündemde olan "cami vergisi" tartışmasının Müslümanlar tarafından başlatılmadığını vurgulayan Kesici, "Cami vergisi tartışmasını, ‘Müslümanları biraz daha kontrol edelim, geldikleri ülkelerden uzaklaştıralım’ tartışmaları bağlamında görmek gerekiyor." dedi.

"Toplumsal bir kabul gerekiyor"
Kesici, Almanya’daki Müslüman derneklerin yapısının vergi toplamaya uygun olmadığını belirterek, "Önce Müslüman derneklerin devlet tarafından dini cemaat olarak tanınması gerekiyor. Toplumsal bir kabul gerekiyor. Camilerin ona göre yapılandırılması lazım. Ondan sonra vergi ve buna benzer konular gündeme gelebilir. Böyle bir şey yokken bunu özellikle Alman İslamının oluşturulması yönündeki tartışmalar çerçevesinde görmek gerekiyor. Ben, 'Türkleri ve Arapları, kendi ülkelerinden nasıl daha da uzak tutabiliriz’ tartışmaları açısından bakıyorum bu konuya." diye konuştu.

Bu tartışmaların ayrıca yanlış zemin üzerinde yürütüldüğünü ifade eden Kesici, gündemde Diyanet İşleri Türk İslam Birliğine (DİTİB) bağlı camilerde görev yapan imamların da yer aldığını kaydetti.

Kesici, DİTİB'in insanları aşırılığa karşı koruyan bir yapıya sahip olduğunu ve son yıllardaki tartışmalara bakarak yüzlerce imamı suçlamanın doğru olmadığını ifade etti.

"Camiler, üyeleri tarafından finanse ediliyor"
Tüm camilerin Almanya dışındaki ülkelerden finanse edildiği argümanına da karşı çıkan Kesici, “Bütün camiler başka ülkelerden finanse ediliyor gibi bir algı var. Sadece bazı derneklerin imamları Türkiye’den geliyor. Camiler burada kendi üyeleri tarafından finanse ediliyor." dedi.

Kesici, Almanya’daki camilerin çok büyük bölümünün üye aidatları ve bağışlarla ayakta durduğuna işaret ederek, "Türkiye’den gelen imamların çalıştığı camiler bile üye aidatıyla finanse ediliyor." diye konuştu.

Müslüman derneklerin Kiliseler gibi bir yapısı olmadığına dikkati çeken Kesici, kiliselerde bile farklılıkların bulunduğunu, bazı kiliselerin toplanan vergilerle değil, üye aidatı ve bağışlarla faaliyetlerini yürüttüğünü anlattı.

İmamları kontrol etmek
Kesici, Almanya İslam Konseyine üye derneklerin kendi çapında farklı sistemlerle imam yetiştirdiğini ifade etti.

Üniversiteler tarafından imamların yetiştirilmesinin istendiğini kaydeden Kesici, buradaki amacın imamları kendi kontrollerine almak olduğunu aktardı.

Almanya İçişleri Bakanlığı tarafından geçen ay düzenlenen 4. dönem Alman İslam Konferansı’nı da eleştiren Kesici, konferansa katılan 200 kişiden 10’unun Müslüman derneklerin temsilcileri, geri kalan 190’ının da İslam’ı eleştiren, ateist, seküler ve Müslüman teşkilatlara alternatif oluşmaların temsilcileri gibi insanlardan oluştuğunu belirtti.

"Adapte edilen bir kimlik tutmaz"
Tartışma platformuna dönüşen konferansta "Alman İslamı"nın oluşturulması gibi konuların da gündeme geldiğini anımsatan Kesici, “Yukarıdan adapte edilen bir kimlik tutmaz.” dedi.

Kesici, Almanya'da İslam düşmanlığının ve Müslümanlara yönelik saldırıların arttığını ifade ederek, "Hem sözlü hem fiziki olarak saldırılar arttı. Yürürken omuz atmalar, tükürme, laf atma her şey var. Kayda geçmeyen olaylar çok fazla." diye konuştu.

"Müslümanların ciddiye alınması gerekiyor"
Ciddiye alınmayacaklarını düşündükleri için Müslümanların saldırılar konusunda şikayette bulunmadığını vurgulayan Kesici, Almanya'da yaşayan Müslümanların gerçekten de kendilerinin ciddiye alınmadığını hissettiğini ifade etti.

Kesici, “Almanya, İslam düşmanlığını ciddiye almıyor. Eğer Müslümanlar kendilerini ciddiye alınmadığını hissediyorsa kimse kalkıp da ‘Alman İslamıymış, imamlar burada yetişsinmiş’ tartışmasına girmez. Çünkü Müslümanlar bunu samimi bulmaz. Önce güvenin sağlanması ve Müslümanların ciddiye alınması gerekiyor.” ifadelerini kullandı.

Almanya'da cami vergisi tartışması
Alman hükümeti, ülkedeki camilerin ve dini müesseselerin ülke dışından gelen para desteğini kesmek istiyor. Almanya İçişleri Bakanı Horst Seehofer, Müslüman derneklere, mali durumlarını dış etkenlerden bağımsızlaştırılması çağrısında bulunmuştu. Uzun bir süreden beri tartışılan camilerin finansmanı için son olarak kiliseler adına devletin topladığı “kilise vergisi” modelinin camiler için de “cami vergisi” olarak uygulanıp uygulanmayacağı tartışılmaya başlandı.

Hükümet, diğer taraftan camilerde görev yapan imamların eğitiminin de yabancı kaynaklardan bağımsız yapılmasını sağlayarak imamların başka ülkelerden Almanya’ya gelmesinin önüne geçmek istiyor.
Teilen
2019-02/01-Sayı-578
limousine-service-ulm
Takvim
Interna
Fehmy und Fesih
Türkische Spezialitäten Schillergarten
Signboxx
Cigköftem
Grafithek
Designmatic
AK-SU
Sayfam
Dis Doktoru - Kangal
Aydoğan Elektronik
Avukatlık Bürosu KARAKAŞ
Merhaba TV
Anwaltskanzlei KARAAHMETOĞLU & KOLLEGEN