Merhaba Verlag und Werbeagentur
Ana Sayfa Hakkımızda 2018 Sayıları
Reklam İletişim Künye
Güney Almanya'nın en büyük Türkçe gazetesi
Sayy: 574 - 15.11. - 29.11.2018 Son sayı için tıklayın
Nerede
  Ana Sayfa
  Hakkımızda
  2018 Sayıları
  Fiyat Listesi
  Reklam
     Başvurusu
  Baskı Tarihleri
  İletişim / Kontak
  Arşiv [Sayfalar]
  Arşiv Haberler
 
 
nerede 2018/19
 
Aradığınızı Bulmak İçin
Tıklayın!
Güney Almanya
İş Rehberleri
 


Dein PLZ:

 
Merhaba'dan Haberler

Gözaltı ve 6 yıl giriş yasağı

Almanya'da yaşayan İmdat Şahin, Türkiye'ye girerken İzmir Havaalanı'nda 2 gün gözaltında tutuldu ve kendisine 6 yıl giriş yasağı uygulanacağı belirtildi. AKM yönetici Şahin ağır hakaretlere de maruz kaldı.

Merhaba (Heidenheim) 
Resim galerisi için tıklayın
Baden-Württemberg Eyaletinin Heidenheim şehrine bağlı Giengen kasabasında bulunan "Heidenheim ve Çevresi Alevi Kültür Merkezi" yöneticilerinden İmdat Şahin, İzmir Adnan Menderes Havalimanı'nda gözaltına alındı ve ağır hakaretlere maruz kaldı.

Bir ihbar sonucu, Türkiye'ye girişte gözaltına alınan Almanya vatandaşı Türkiyeli İmdat Şahin, gözaltına alınan ve sınırdışı cezası alan onlarca Alman vatandaşından biri. Geçtiğimiz günlerde açıklanan bir raporda bu yıl 54 Almanya vatandaşının benzeri uygulamaya maruz kaldığı açıklanmıştı. Uzun yıllardır bölgenin en aktif ilerici demokrat kişileri arasında yer alan, Heidenheim AKM Sekreteri olan Şahin başına gelenleri ajansımıza uzun uzun şu şekilde anlattı:

İzmir Adnan Menderes Havalimanı Misafirhanesinde (Hücre)17,5 saat" Doğru okudunuz. İhbar olduğunu tahmin ettiğim bir operasyonla apar topar yakalayıp asılsız suçlamalarla gözaltına alındım. Özel güvenlik polisleriyle girdiğim tartışma sonucu yaka paça koğuşa atıldım. Misafirhanede (Hücre) istihbarat elemanları sık sık gelip beni birbirlerine gösterip, "işte o" diyerek çıkıyorlardı ve her defasında suçumun ne olduğunu öğrenmek istiyordum. Sonunda suçumun "yasadışı terör örgütü propagandası ve cumhurbaşkanımıza hakaretten" yakaladıklarını ve cezamın da 6 yıl Türkiye’ye giriş yasağı olduğunu söylediler. Yaptıklarının hiçbir yasal dayanağı olmadığını, bunu ispatlamak mecburiyetinde olduklarını, bu yaptıklarının keyfi bir tutum olduğunu ve suçlandığım mevzuları bana yazılı olarak vermelerini söylediğimde ise "artistliğin gereği olmadığını" buranın Türkiye olduğunu ve asıl bilgilerimi Almanya T.C. Konsolosluklarından alabileceğimi söylediler. 17,5 saat sonra neyle suçlandığımı tam olarak bilmeden, Türk polisi tarafından ikinci gün koğuştan çıkarıldım ve yine polisler eşliğinde yolculara tecrit ettirilerek uçağa bindirildim. Münih Havaalanı'nda Alman kriminal polisleri tarafından uçaktan indirildim. Anadan doğma kontrolden sonra, eşyalarım didik didik arandı. Alman kriminal polisi tarafından da sorgulanıp fişlendikten sonra serbest bırakıldım.

Tabiki bunlar sadece benim değil, hükümete muhalefet eden birçok kişinin başına gelmiştir. Bu tür keyfi operasyonlarla insanları, bizleri bezdireceğini, yıldıracağını zannediyorlar,daha doğrusu ümit ediyorlar. AMA ÇABALARI BOŞUNA!!

Bizler şimdiye kadar olduğu gibi bundan sonrada Türkiye’nin bağımsızlığı için,Türkiye halklarının dil,din,mezhep,ırk,renk ayrımı yapmadan kardeşçe birarada yaşayabilmeleri için elimizden geleni yapacağız.

Erdoğan’ın ayrıştırdığı dili, ötekileştirdiği üslubu kullanmadan Erdoğan ve AKP yi devirmek için yasal çerçeveler içerisinde örgütlü bir şekilde muhalefetimizi yapıp mücadelemize devam edeceğiz.Milyonların milyonerlerden daha güçlü olduğunu göstereceğiz.

Bundan dolayı Birimizin değil hepimizin huzur barış içinde yaşayabilmemizin koşulları yaratılıncaya kadar durmak yok. Anne Evladı için gözyaşı döküyorsa durmak yok. Anne çocuğunu aç yatağa koyuyorsa durmak yok.

Baba evine ekmek getiremiyorsa durmak yok.

Öğrenci parasızlıktan okuyamıyorsa durmak yok.

Genç kızlarımız para karşılığı aileleri tarafından satılıyorsa durmak yok.

Birileri kendileri için ülkeyi uçuruma sürüklüyorsa durmak yok.

Dolar barajı aşıp meclise giriyorsa durmak yok.

Bu faşist düzen bu saltanat alaşağı edilinceye kadar durmak yok.

Bana dokunmayan yılan bin yaşasın mantığını bir tarafa bırak.Çünkü yedi başlı ejderhanın hepimizi sardığını görmek için bilir kişi olmamızada ihtiyaç yok.Tehlike büyük.Sen susarsan,ben susarsam,biz susarsak yarın geç kalırız. MÜCADELEYE DEVAM.

Bertolt Berecht,in güzel bir tespitiyle anlatımımı noktalıyorum:

“Mücadele eden kaybedebilir ama mücadele etmeyen zaten kaybetmiştir”
Teilen
2018-08/01-Sayı-567
Merhaba TV
Takvim
Interna
Fehmy und Fesih
Türkische Spezialitäten Schillergarten
Signboxx
Cigköftem
Grafithek
Designmatic
AK-SU
Sayfam
Dis Doktoru - Kangal
Aydoğan Elektronik
Avukatlık Bürosu KARAKAŞ
Anwaltskanzlei KARAAHMETOĞLU & KOLLEGEN