Merhaba Verlag und Werbeagentur
Ana Sayfa Hakkımızda 2017 Sayıları
Reklam İletişim Künye

Güney Almanya'nın en büyük Türkçe gazetesi

Sayy: 552 - 14.12. - 27.12.2017 Son sayı için tıklayın
Nerede
  Ana Sayfa
  Hakkımızda
  2017 Sayıları
  Fiyat Listesi
  Baskı Tarihleri
  İletişim / Kontak
  Arşiv [Sayfalar]
  Arşiv Haberler
 
 
nerede 2017/18
 
Aradığınızı Bulmak İçin
Tıklayın!
Güney Almanya
İş Rehberleri
 


Dein PLZ:

 
Merhaba'dan Haberler

Akkaya'yla söyleşiye büyük ilgi

SYKP Ulm, Alevi kadınların durumunu ve erkek şiddetini tartıştırdı. Araştırmacı sosyalist ve feminist yazar Gülfer Akkaya ile söyleşi büyük ilgi gördü.

Merhaba (Ulm) 
Resim galerisi için tıklayın
Sosyalist Yeniden Kuruluş Partisi (SYKP) Ulm Kadın Meclisi, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü dolayısıyla, feminist yazar Gülfer Akkaya’nın katılımıyla “Alevi Kadınların durumu ve Erkek Şiddeti” paneli gerçekleştirdi.

Ulm Tohum Kültür Merkezi’nde gerçekleşen panele HDK-Ulm, AGİF, SKB, ATİF, ADHF, NAV-DEM, AKM Heidenheim, ÖDP, Anadolu Federasyonu, Augsburg Kadın Platformu’ndan temsilcilerin yanı sıra, 155 gündür Türkiye’de tutuklu bulunan Ulm’lu Meşale Tolu’nun babaannesi Gule Tolu da katıldı.

Yapılan açılış konuşması ve saygı duruşundan sonra, panel başlamadan önce SYKP Ulm Kadın Meclisi’nden Ayda Şenol 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Mücadele Günü ve SYKP Avrupa’nın başlatmış olduğu “Erkek Şiddetine, Tacizine, Sömürüsüne, Düzenine Son!” kampanyasıyla ilgili bilgi verdi.

Şenol, Kadına yönelik şiddetin coğrafya, inanç, ırk, etnisite, sınıf fark etmeksizin dünyanın her tarafında farklı biçim ve tonlarda devam ettiğini belirterek, bu yüzden de tüm kadınların erkek egemenlikten kaynaklanan bu şiddete karşı ortak mücadele yürütmesi gerektiğini vurguladı. Sanıldığının aksine sadece üçüncü dünya ülkelerinde değil, kendilerini en gelişmiş sayan Avrupa ve ABD’de kadına yönelik şiddet ve ayrımcılık politikalarının hala devam etmekte olduğunu vurgulayan Ayda Şenol, SYKP Avrupa’nın da bu yüzden böyle bir kampanya başlatma kararı aldığını belirtti.

Ayda Şenol: „Kadınca direneceğiz“
Şenol kampanyanın içeriğiyle ilgili de şu bilgilere yer verdi:

“Kapitalizme, Erkek Egemenliğine, Faşizme karşı kadınca direneceğiz!” başlığıyla duyurduğumuz kampanyada SYKP Avrupa Koordinasyonu, dünya nüfusunun yarısını oluşturan kadınların farklı düzey ve biçimlerde de olsa dünyanın her yerinde baskı, şiddet, taciz ve sömürüye maruz kaldıklarını belirtirken, eşit özgür ve adil bir dünya kurma mücadelesinin kadınlar olmadan başarı kazanamayacağına dikkat çekiyor.

SYKP Avrupa olarak, kampanyayla amacımızı şu şekilde açıklayabilirim: Patriarkal ve kapitalist saldırıların, muhafazakarlığın sadece Erdoğan/AKP Türkiyesi’nde değil, Trump’tan Merkel’e, Theresa May’den Victor Orban’a ırkçılık, cinsiyetçilik ve yeni sağ popülizm gömleğiyle kadınların hayatını daha da çekilmez kıldığını vurgulamak istiyoruz.

Siyasal İslam’ın karanlık pençesini kendine ideoloji edinen Erdoğan ve AKP iktidarının Türkiye’de, IŞİD ve türevi cihadist örgütlerin, Suudi Arabistan, Katar, İran gibi kadın/LGBTİQ düşmanı iktidarların Ortadoğu’da erkek egemenliğin en vahşi biçimini uyguladıklarının bilincinde olunmalı, kadınların yaşamlarını kabusa çeviren bu politikalara karşı mücadelelerin ertelenemez olduğu bilinmelidir.

Kampanya boyunca kadınların mücadele gündemlerini ve deneyimlerini bilince çıkartacak eylem, etkinlik ve eğitimler düzenleyecek olan SYKP, Türkiye’de faşizmin kurumsallaşması, Avrupa’da sağcı-muhafazakâr-faşist yükselişin önünün kesilmesi için kadın direniş perspektifleriyle mücadeleyi yükseltecek.

Biz SYKP Avrupa olarak, kadınların Türkiye’de, Avrupa’da ve tüm dünyada erkek egemenliğine, kapitalizme ve faşizme karşı duruşlarını, direnişlerini kendimize örnek alıyor, bütün sömürü ve tahakküm sistemlerine karşı kadınca direnmeyi önümüze hedef olarak koyduğumuzu da bir kez daha ilan ediyoruz.“

Gülfer Akkaya: „Tüm inançlara hepsi aynı biçiminde yaklaşılamaz“
Ayda Şenol’un bilgilendirmesinin ardından Gülfer Akkaya panelinin sunumuna başladı. Akkaya öncelikli olarak toplumların inanç dünyalarının yaşadıkları üretim ilişkileri bütününün bir yansıması olarak geliştiğini vurgulayarak, bu bağlamda tüm inançlara “hepsi aynı” biçiminde yaklaşılamayacağını belirtti.

Alevilikte kadın erkek eşitliğine yönelik yapılan vurgunun da kadim toplumsal yapıların bir yansıması olarak bu inancın kuramsal yapısına yansıdığını vurgulayan Akkaya, Alevilik inancında kadın erkek eşitliğine ilişkin pek çok ritüelin kadıncıl toplum döneminin etkileri olduğunu söyledi.

Erkek tek tanrılı dinlerden önce uzun süre tanrıçaların hâkim olduğu inanç dünyasına sahip olan insan topluluğunun o döneminde yeryüzünde de kadıncıl bir toplum düzeninin hâkim olduğunu belirten Akkaya, bu toplum düzenin yansıması olarak da inanç dünyasında kadının yeri ve izinin daha belirgin, cinsiyetçi iş bölümünden uzak olduğunu vurguladı.

Sümer’den Hitit’lere, Mısır’dan Yunan mitolojisine tanrıçalar düzeninden tanrılar düzenine, yani toplumsal yapıda ve onun yansıması olarak inanç dünyasında erkek egemenliğin hâkim oluşuna şahitlik ettiğimize dikkat çeken Akkaya, Alevilikteki kadıncıl özelliklerin inanç dünyasındaki tanrıçalar düzenin bir süreği olduğunu belirtti. Bu yaklaşımın bugün “Alevilik” üst başlığında toplanana kadar pek çok süreç üzerinden kendini yaşar kıldığını söyleyen Akkaya, Hürremden Mazdeklere, Şeyh Bedreddin Babailer Börklüce Mustafa’dan Hacı Bektaş Veli’ye Kürt Aleviliğine bu Yol’un sürekleri olduğunu kaydetti. Aleviliğin asimilasyon ve yok edilme mücadelesinin üç kaynaktan işletildiğini belirten Akkaya, diğer erkek tek tanrılı dinlerin, devletlerin çabasından çok Aleviliğin içinden Alevi erkeklerce sürdürülen “erkekleştirerek” Aleviliği asimile etme mücadelesinin en zarar verici kaynak olduğunu vurguladı.

Bugünkü Aleviliğin kadın erkek meselesinde Aleviliğin kuramsal yapısından çok uzaklaşmış olduğunu söyleyen Akkaya, Alevi kadınların ve Aleviliğin eşitlikçi yanına inanan tüm Alevilerin onun kadıncıl yanına sahip çıkmaları gerektiğini belirtti.

Aleviliğin İslamlaştırılırken “erkekleştirilerek” asimile edilmek istendiğini söyleyen Akkaya, Dede-Ana eşitliğinden, can olma durumuna, Alevi hukuksal yapısında kadına yönelik hiçbir ayrımcılık olmamasından kadına yönelik şiddetinin yasak oluşuna pek çok kadıncıl yanının bozulduğunu ve buna karşı durulması gerektiğini belirtti. Akkaya bu anlamıyla 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü’nün Alevi kadınlar tarafından da sahiplenilmesi gerektiğini belirterek, kadınların her alandaki kazanımlarının birbirlerine güç vereceğinin altını çizdi.

Paneller devam ediyor
Değerlendirme ve sorularla devam eden Panel, yazar Gülfer Akkaya’nın kitaplarını imzalamasıyla tamamlandı. Büyük ilgi gören bu panel esnasında da, çevre il ve kasabalardan özellikle Alevi Kültür Merkezleri, çeşitli kadın platform ve örgütlenmelerinden Akkaya ile söyleşi düzenleme istemleri geldi. Önümüzdeki günlerde, Giengen, Stuttgart ve diğer yerlerdeki panellerin duyurularını vereceğiz.
Teilen
2017-12/01-Sayı-551
Merhaba TV
Takvim
Interna
Toker
CNR Food Istanbul
CNR Emlak Fuari
Fehmy und Fesih
Türkische Spezialitäten Schillergarten
Dr. med. univ. A. Aslan
Signboxx
Cigköftem
Grafithek
Designmatic
AK-SU
Sayfam
Dis Doktoru - Kangal
Memmo Döner Bıçakları
Aydoğan Elektronik
Avukatlık Bürosu KARAKAŞ
Anwaltskanzlei KARAAHMETOĞLU & KOLLEGEN