Merhaba Verlag und Werbeagentur
Ana Sayfa Hakkımızda 2017 Sayıları
Reklam İletişim Künye

Güney Almanya'nın en büyük Türkçe gazetesi

Sayy: 552 - 14.12. - 27.12.2017 Son sayı için tıklayın
Nerede
  Ana Sayfa
  Hakkımızda
  2017 Sayıları
  Fiyat Listesi
  Baskı Tarihleri
  İletişim / Kontak
  Arşiv [Sayfalar]
  Arşiv Haberler
 
 
nerede 2017/18
 
Aradığınızı Bulmak İçin
Tıklayın!
Güney Almanya
İş Rehberleri
 


Dein PLZ:

 
Merhaba'dan Haberler

NSU davasında sunumlar yapıldı

Yaşar ve Özüdoğru ailelerinin avukatı Daimagüler: "NSU üçlüsü, Nasyonal Sosyalistlerin ve ırkçıların Almanya genelinde oluşturduğu ağın çekirdeğiydi."

AA (Münih) 
Almanya'da 8’i Türkiyeli 10 kişiyi öldürmek, banka soymak ve bomba saldırılarında bulunmakla suçlanan Nasyonal Sosyalist Yeraltı (NSU) terör örgütü davasında müdahil avukatlar sunumlarını yaptı.

Münih Yüksek Eyalet Mahkemesi'nde devam eden davanın 387. duruşmasında ilk olarak, 2001'de NSU üyelerinin bombalı saldırı düzenlediği iddia edilen süpermarketin sahibi İranlı ailenin avukatı Edith Lunnebach sunumunu yaptı.

NSU'nun işlediği suçların Federal Savcılığın iddia ettiği gibi sadece 3 kişi tarafından işlendiğine inanmadığını belirten Lunnebach, Federal Başsavcılığın kolay cevaplarla ve tüm suçların sadece söz konusu 3 kişinin üzerine atılmasıyla yetindiğine anlam veremediğini dile getirdi.

"NSU ağı ve aşırı sağcı tehlike çok daha büyük" değerlendirmesinde bulunan Lunnebach, müvekkilinin süpermarketine yapılan saldırının NSU üçlüsünün tek başına gerçekleştirdiği bir olay olmadığını kaydetti. Lunnebach, saldırıyı gerçekleştirmek için Köln'ü iyi bilen NSU saflarında yer alan kimliği belirsiz bir kişinin daha olması gerektiğini savundu.

Avukat Lunnebach, savcılığı, olayı yeterince soruşturmamak, NSU mağdurlarını karalamak ve müdahil avukatlara saygısız davranmakla suçladı. Lunnebach, savcılığın olayı aydınlatılması çabalarını da frenlediğini ileri sürdü.

Soruşturma makamlarının saldırının ırkçı bir saldırı olduğunu fark edememelerini ve önemli kanıtları da imha etmelerini eleştiren Lunnebach, bunun kasti bir durum olduğundan şüphelendiğini dile getirdi. Lunnebach, davanın başsanığı Beate Zschaepe'yi yalan söylemek ve insanları aşağılamakla suçlayarak "Bayan Zschaepe, umulur ki siz, bir gün işlediğiniz suçların kapsamını anlarsınız ve gerçekten suçluluk duygusunu hissedersiniz." ifadesini kullandı.

"NSU davasında görünmeyen altıncı bir sanık var. Devlet."
NSU tarafından öldürülen İsmail Yaşar ve Abdurrahim Özüdoğru'nun ailelerini davada temsil eden avukat Mehmet Daimagüler de sunumunda, NSU terör hücresinin üç kişiden ibaret olduğuna inanmadığını belirterek, savcılığın olaya ilişkin her şeyin soruşturulduğu ve bilindiği şeklinde bir intiba oluşturmaya çalıştığına vurgu yaptı.

Daimagüler, devlet dairelerinin NSU terör örgütünü tüm yönleriyle kovuşturduğu konusunda yeterince çaba sarf ettiğinden şüphe duyduğunun altını çizerek "NSU üçlüsü, Nasyonal Sosyalistlerin ve ırkçıların Almanya genelinde oluşturduğu ağın çekirdeğiydi." şeklinde konuştu.

Federal Savcılığın, polisin ve Anayasayı Koruma Teşkilatının büyük hatalar yaptığını dile getiren Daimagüler, "NSU davasında görünmeyen altıncı bir sanık var. Devlet." değerlendirmesinde bulundu.

Daimagüler, NSU'nun soruşturmasında polisin eşzamanlı bir vurdumduymazlık sergilendiğini ve bunun arkasında bir sistemin olması gerektiğini vurgulayarak "Bu sistemin adı yapısal ırkçılıktır." dedi. Müvekkillerinin mağdur olarak nitelendirildiklerini ancak bunun durumu ifade etmediğini belirten Daimagüler, müvekkillerinin "NSU'dan kurtulan ve hayatta kalanlar" olduğunu aktardı. Daimagüler, "Neden?" sorusunun müvekkillerinin uykularını kaçırdığını ve onları sürekli meşgul ettiğini kaydetti.

Yaklaşık 4,5 yıldır devam eden NSU davasında 2 ay önce Başsavcılık esas hakkındaki mütalaasını tamamlamış, daha sonra sanık avukatlarının verdiği reddihakim talepleri nedeniyle müdahil avukatlar sunumlarına başlayamamıştı. Savcılık mütalaasında, başsanık Zaschaep'nin terör örgütü NSU'un tüm eylemlerinde suç ortağı olduğunu iddia ederek ömür boyu hapis cezası verilmesini isterken, diğer sanıklardan Wohlleben ve Andre E. için 12'şer yıl, Holger G'ye 5, Carsten S'ye de 3 yıl hapis cezası talep etmişti.
Teilen
2017-12/01-Sayı-551
Merhaba TV
Takvim
Interna
Toker
CNR Food Istanbul
CNR Emlak Fuari
Fehmy und Fesih
Türkische Spezialitäten Schillergarten
Dr. med. univ. A. Aslan
Signboxx
Cigköftem
Grafithek
Designmatic
AK-SU
Sayfam
Dis Doktoru - Kangal
Memmo Döner Bıçakları
Aydoğan Elektronik
Avukatlık Bürosu KARAKAŞ
Anwaltskanzlei KARAAHMETOĞLU & KOLLEGEN